Sıkça Sorulan Sorular


Merak ettikleriniz sizin için cevapladık.

IMPRYL Hakkında Sorulanlar ve Cevaplar

İleri Yaş Gebeliklerinde Risk Nasıl Azaltılır?

İleri yaş gebelikleri riskli gebeliklerdir. Gebeliğin düşükle sonuçlanma riski ileri yaş gebeliklerinde 4 kat fazla görülür. Bunun nedenlerinden ilki yaş ilerledikçe hücrelerimizde enerji üretiminden sorumlu mitokondrilerimizin de yaşlanmasıdır. Hücreler üreme sırasında çok büyük bir enerji ihtiyacı olur. Bu enerji ihtiyacı giderilemediğinde başta aneuploidy olmak üzere birçok kromozomal sıkıntılarla da karşılaşılmaktadır. İleri yaşta üretilen sperm ve yumurtadaki gen hasarı da artmaktadır. Bununla birlikte ileri yaştaki gebelerde yüksek tansiyon, diyabet ve/veya yüksek insülin direnci riskinin artması nedeniyle de gebelikte risk faktörü oluşmaktadır.

IMPRYL mitokondrinin enerji üretimini desteklemesi sayesinde bu hastalarda enerji ihtiyacının giderilmesini destekler. Bununla birlikle gen hasarlarının da DNA metilasyonunu desteklemesi sayesinde minimize edilmesini sağlar. Bu sayede embriyonun kalitesi artırılarak hastalıklı görülmesine dolayısıyla düşüğe engel olunur.

Tüp Bebek Başarısını Artırmada IMPRYL’in Rolü Nedir?

Tüp bebek tedavisi sırasında anneden yumurta ve babadan sperm elde edilerek bu hücreler laboratuvar ortamında bir araya getirilerek elde edilen embriyo annenin rahmine tutunması için transfer edilmektedir.

IMPRYL planlanan tüm bebek tedavilerinden önce maksimum canlı doğum başarısı için süreci en başından itibaren desteklemeyi hedefler. Hücre üretimini ve hücre büyümesini desteklemesi sayesinde yüksek adette ve kalitede sperm ve yumurta üretimini destekler. Bu hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjinin mitokondri tarafından üretilmesini destekler. Bu sırada anneden ve babadan gelen hasarlı genler var ise bu gen hasarlarının DNA metilasyonu sayesinde azaltılmasını hedefleyerek maksimum kalitede bir embriyo için çalışır. Anne adayı tarafından IMPRYL kullanılmaya devam edildiği takdirde implantasyon yani tutunma başarısının artırılmasını destekler.

Gen hasarının minimize edildiği ve enerji ihtiyacının giderildiği embriyonun düşük riski minimize edilmiştir. Bu sayede maksimum canlı doğum başarısını desteklemiş olur.

Daha önce başarısız 2 aşılama 2 tüp bebek tedavisi geçirmiş 84 çift tedaviden önce 3 ay boyunca IMPRYL kullandığından bu çiftlerin 18inde spontan gebelik gözlemlenirken tüm hastalarda yüzde 40 oranında canlı doğum başarısı elde edilmiştir.

Tekrarlayan Düşüklerin Riskini Azaltmada IMPRYL’in Rolü Nedir?

Tekrarlayan düşükler anne rahmindeki bazı fiziksel problemlerden kaynaklanabilir. Ancak tekrarlayan düşüklerin en yaygın sebebi genetik faktörlerdir. Anneden ve babadan yani yumurta ve spermden gelen gen hasarları embriyoya da geçer. Bu gen hasarları embriyonun kalitesini düşürmektedir.

Bu noktada embriyonun anne rahmine tutunma gücü düşecektir. Diğer yandan fizyolojimizin gen hasarları sebebiyle birçok hastalık veya problemle dünyaya gelebilecek olan bebeğin önüne geçilmesi gibi bir savunma mekanizması vardır. Bu savunma genelde ne yazık ki düşük vakası ile sonuçlanır. Bu sebeple tekrarlayan düşük vakalarında anne ve baba adaylarının sperm ve yumurtadaki gen hasarını maksimum ölçüde azaltılması amacıyla planlanan gebelikten önce IMPRYL kullanması kaliteli, olgun ve DNA hasarı azalmış sperm ve yumurta üretimini destekleyerek maksimum kalitede bir embriyo edilmesini sağlar. IMPRYL bu hücrelerin ihtiyacı olan enerjinin üretilmesini destekleyerek implantasyon yani tutunma başarısını da artırarak düşük riskinin azaltılmasını destekler.

Kadınlarda Yumurta Sayısını Artırmak Mümkün müdür? AMH Değeri Nedir?

Her kadın anne karnından belirli bir sayıda yumurta ile dünyaya gelir. Bu yumurta sayısı ergenlikte belli bir seviyeye kadar düşmüş olur. Sonrasında adet döngüsünün de başlamasıyla her ay olgunlaştırılan yumurtalar herhangi bir döllenme yaşanmaması durumunda adet kanamaları ile vücut dışına atılır. Dünyadaki hiç bir ilaç veya destek tedavi bir kadında yumurta sayısının artmasını sağlayamaz. Bu tabiata aykırı bir durumdur.

Kadınlarda doğurganlıkla ilgili bir parametre olan AMH hormonu seviyesi yumurta sayısı ile ilintili bir parametre olarak bilinse de aslında yumurta rezervi ile yumurta rezervinin kalitesi ile ilgili bir parametredir. IMPRYL yumurta gelişimini ve olgunluğunu destekler. Düşük yumurta rezervine sahip 49 kadınla yapılan klinik çalışma; IMPRYL’in kadınlarda AMH seviyesini ve antral folikül sayısını artırdığını kanıtlamıştır. Bu çalışma sırasında 8 kadın spontan yani evde gebelik elde etmiştir.

REDOSTİM Hakkında Sorular ve Cevaplar

Redostim’in Etki Alanları Nerelerdir?

Redostim hidrojen sülfür denilen bir vücudumuzda üretilen bir gazın üretimini destekleyen patentli bir formüldür.

Hidrojen sülfür dediğimiz bu molekül zarflı RNA virüslerinin hücreyi ele geçirmesine engel olurken virüslerin hücre dışına atılmasını da destekler. Yapılan klinik çalışmalar zarflı RNA virüslerin sebep olduğu hastalıklarda koruyucu ve tedaviyi destekleyici özelliği kanıtlanmıştır. Redostim antiviral ve antienflamatuar özelliği sayesinde viral enfeksiyonların önlenmesinde etkilidir.

Hidrojen sülfür damarlarımız üzerindeki düz kasların gevşeyerek damar genişlemesini sağlamaktadır. Bu sayede damarlardaki kan akışında artışa destek vermektedir. Bu sayede damarlardaki kan kasıncının düşürülmesini sağlayarak hipertansiyonda etkilidir. Yine damarlardaki kan akışının artışını desteklemesi sebebiyle erektil disfonksiyon sorunu yaşayan erkeklere de destek tedavi alternatifi sunmaktadır. Bu hastalarda penisteki damarların genişliğinin sağlanması ve kan akışının artması ereksiyonu desteklemektedir.

Hidrojen sülfür damarların çeperini kaplayan endotel denilen zarın düzenli çalışmasını destekler. Bu sayede damarların yağlanmasına engel olarak damar sertliği (ateroskleroz) ve damar tıkanıklıklarının önüne geçilmesini destekler.

Hipertansiyon Tedavisi ve Redostim Etkisi?
Redostim endojen hidrojen sülfür ve nitrik oksit üretimini desteklemektedir. Bu iki gaz birbiriyle sinerjik bir şekilde çalışarak vazodilatasyon sağlar. Yani damar çapının genişlemesini sağlayarak damarlardan kanın daha rahat bir şekilde ilerlemesini destekler. Bu sayede kan basıncının düşürülmesini destekleyerek yüksek tansiyonun regüle edilmesini sağlar. Bu sayede hipertansiyonlu hastalar tarafından tercih edilebilir.
Viral Enfeksiyonlara Karşı Alınacak Önlemler ve Redostim
Redostim endojen hidrojen sülfür gazının üretilmesini destekler. Bu gaz virüsün hücrelerimizi ele geçirmesine engel olur. Zarflı RNA virüsleri üzerinde yapılan klinik çalışmalar hidrojen sülfürün koruyucu ve tedaviyi destekleyici özelliğini kanıtlamıştır. Dünyanın en saygın bilim dergisi nature’da yayınlanan klinik çalışmalar hidrojen sülfürün başta H1N1 dediğimiz influenza yani gribe sebep olan tüm çeşitlerinde olmak üzere birçok RNA virüsü üzerinde etkinliği olduğunu kanıtlanıştır. Redostim hidrojen sülfür üretimini desteklemesi sebebiyle viral enfeksiyonlardan korunmak ve virüslerin sebep olduğu hastalıklara destek tedavi alternatifi sunmak için güvenle tercih edilebilir.
Kardiyovasküler Hastalıklarda Redostim
Damarlarımızın çeperleri endotel denilen ve bazı bilim insanları tarafından başlı başına bir organ olarak kabul edilen bir zar tarafından sarılmaktadır. Bu zar geçirgenlik, bariyer inflamasyon gibi birçok görevden sorumludur. Endotel dediğimiz bu fonksiyonun düzgün çalışması başta kardiyovasküler olmak üzere birçok sistem için önem taşımaktadır. Endotel fonksiyon düzgün çalıştığında damarların iç çeperlerinde yağ moleküllerinin birikerek damar sertliği yani ateroskleroz denen problemin görülme riski azalır. Hidrojen sülfür endotel fonksiyonun işleyişi için gerekli olan en önemli moleküllerden biridir. Redostim hidrojen sülfür üretimini destekleyerek endotel fonksiyonun düzgün çalışmasını sağlar. Bu sayede başta damar sertliği ve tıkanıklığı olmak üzere birçok kalp ve damar rahatsızlığı riskinin azaltılmasını hedefler. Kalp damar rahatsızlıklarına sahip hastalar yaşam kalitelerinin artırılması amacıyla destek tedavi alternatifi olarak güvenle Redostim’i tercih edebilir.
Virüslerin Kardiyovasküler Sisteme Etkileri, Redostim’in Rolü
COVID-19 kardiyovasküler sistemi doğrudan veya dolaylı yollardan olumsuz etkileyebilmektedir. Virüs konak hücreleri ACE2 reseptörleri üzerinden enfekte etmektedir. ACE2; alveoler epitel hücrelerinde, damarları saran endotel yapıda ve düz kas hücrelerinde bulunmaktadır. Bu nedenle hastalık akciğer ve kalp-damar sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle hastalığının seyrinde akut kalp yetersizliği görülebilmektedir. Ayrıca COVID19 için kullanılan ilaçlar ve hastalığın kendisi de aritmiye neden olabilmektedir. Kardiyovasküler risk faktörleri olan (erkek cinsiyet, ileri yaş, diyabet, hipertansiyon) veya kardiyovasküler hastalığa sahip COVID-19 hastalarında hastalık daha ağır seyretmekte ve daha fazla ölüm oranı gözlemlenmektedir. Redostim öncelikle hidrojen sülfür üretimi sayesinde virüsün bu epitel ve endotel dokudaki konak hücreleri ele geçirmesine engel olur. ACE2’nin aktivitesini baskılamaya yardımcı olur. Virüsün vücudumuza girer girmez hem mekanizması dediğimiz bir mekanizmayı etkisiz hale getirerek hidrojen sülfür üretimini baskıladığını biliyoruz. Redostim hidrojen sülfür üretimini destekleyerek endotel fonksiyonun düzgün çalışmasını destekler. Kardiyovasküler yani kalp damar rahatsızlıklarına sebebiyet verebilecek risklerin minimize edilmesini destekler.
Erektil Disfonksiyon Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir, Redostim’in Etkisi

Normal koşullarda, erkekler cinsel uyarılma durumunda kısa sürede ilişkiye hazır hale gelebilir. Bu uyarılma neticesinde atardamarlardan gelen kan, penisin iç kısmında bulunan toplardamarlarda toplanır ve sertleşme sağlanır. Erektil disfonksiyon ise bu durumun gerçekleşmemesi olarak tanımlanabilir. Cinsel ilişkinin devam edebilmesi için penisin yeterli ölçüde sertleşememesi, erkeklerde kaygı gibi psikolojik sorunlara da sebep olabilir.

Ereksiyon cinsel uyarılma sonrasında penis damarlarının genişleyerek kan akışının artması sayesinde gerçekleşir. Ereksiyon mekanizması nitrik oksit ve hidrojen sülfür gazlarının sinerjik çalışması ile oldukça ilintilidir.

Redostim endojen hidrojen sülfür ve nitrik oksit gazlarının üretilmesini sağlar. Bu sayede vazodilatasyon yani penis damarlarının genişlemesini destekleyerek kan akışının artışına ereksiyonun sağlanmasına hizmet eder.

Erektil disfonksiyon problemi yaşayan kişiler hekimlerinin önerdiği sildenafil, tadalafil veya vardenafil içerikli ilaçlar tercih edebilir.

Redostim’in bu ilaçlarla birlikte kullanılması olumlu etkinin artırılması, kullanılan ilacın dozunun düşürülmesi ve kardiyoprotektif yani kalp damar sağlığını koruması sebebiyle sebep olabilecekleri yan etkilerin azaltılmasını destekleyebilir.

Solunum Yolları Enfeksiyonları Nasıl Önlenir?

Solunum yolu enfeksiyonlarında farklı virüsler farklı hastalıklara sebebiyet vermektedir. Bu virüsler ağızdan veya burundan içeri girerek solunum yollarındaki dokulara yerleşir burada kendilerini çoğaltarak hastalıklara sebebiyet verirler.

Redostim sülfür donörüdür. Endojen hidrojen sülfür üretimini destekleyerek solunum yolu enfeksiyonlarına sebebiyet veren virüsün konak hücreleri ele geçirmesine engel olur. Bu virüsler ile yapılan klinik çalışmalar H1N1 yani influenza dediğimiz gribe sebebiyet veren virüsün her cinsinde, RSV denilen (solunum sinsityal virüs) özellikle küçük çocuklarda hastalığa sebebiyet veren virüste ve hatta ebola virüsünde bile hidrojen sülfürün bu virüslerden korunmada ve onlarla savaraşarak hastalıkların geriletilmesinde destek görevi gördüğünü kanıtlamıştır.

Bu nedenle Redostim’in solunum yolları enfeksiyonlarından korunmada veya mevcut tedavinin yanında destek tedavi amacıyla güvenle kullanabileceğini belirtmek isteriz.

Redostim Neden Koronavirüsten korunmada etkilidir?

Redostim endojen hidrojen sülfür üretimini desteklemek için geliştirilmiş patentli bir formüldür. Hidrojen sülfür virüsün konak hücrelere bağlanmasına neden olan 2 reseptörün (ACE2 ve Transmembranproteazserin2) aktivitesini baskılamayı destekler. Bu sayede virüsün hücreyi ele geçirmesine engel olmayı hedefler. Diğer yandan virüs solunum yollarından vücudumuza girdiğinde hızlıca kendisini çoğaltmaya asker miktarını artırmaya çalışır. Kendisini çoğaltırken genetik materyalini yani RNA’sını replike eder. Bu durum önce hem mekanizması dediğimiz bir mekanizmanın aktivitesini durdurmaya buna bağlı olarak da hidrojen sülfür üretiminin sekteye uğramasına sebebiyet verir.

Hidrojen sülfür üretimi durduğunda bağışıklığımızın aslında savunma için geliştirdiği lökositler ve sitokinler iyiyle kötüyü ayırt edemeyerek doku ve kanallara yapışır; yapıştığı yerde inflamasyona sebebiyet verir. Bu durum bir sonraki aşamada sitokin fırtınası dediğimiz olumsuzluğa sebebiyet vererek başta akciğer olmak üzere hastalığı çoklu organ yetmezliğine ve hatta ölüme kadar götürebilmektedir.

Redostim sülfür donörüdür. Hidrojen sülfür üretimi sayesinde lökosit ve sitokinlerin endotele yapışmasına ve burada inflamasyona engel olur. Doku ve organlara taşınan oksijen miktarını destekler. Sitokin fırtınası, akciğer ve çoklu organ yetmezliği riskinin azaltılmasına hizmet etmeyi hedefler.

Diğer zarflı RNA virüsleri ile yapılan klinik çalışmalar da Sülfür donörleri ve hidrojen sülfür molekülünün bu virüslerin sebep olduğu hastalıkların önlenmesinde koruyucu, hastalığın geriletilmesinde de destek tedavi görevi gördüğünü göstermiştir. Yine 2020 yılında yayınlanan bir yayın da hidrojen sülfürün covid19’daki koruyucu ve destek tedavi özelliklerinden bahsetmiştir.

Gıda Takviyesi Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Gıda takviyelerinin nasıl tercih edileceği hastalar ve hekimler arasında oldukça gündemde olan bir konudur. Her birinin kendi içerisinde ayrı ayrı faydaları olduğu belirtilen ürünlerin hangi hastalar tarafından ne koşullarda tercih edileceği oldukça önemlidir. Bununla birlikte; pandemi sebebiyle güçlü tutulmak istenen bağışıklık, günümüz yaşam koşulları ve sağlıksız beslenmeden kaynaklanan sorunlar da hücre sağlığı için gıda takviyelerinin tercih edilmesini desteklemektedir. Ancak bu artan talep birçok yeni üreticinin de halk sağlığı adına yeni ürünleri kullanıma sunmasına neden olmaktadır. Hastalarımız bu noktada bir gıda takviyesini tercih ederken başta hekimlerinin önerilerine kulak vermeliler. Doğrudan bir firmanın önerdiği takviyeyi tercih edeceklerse üretici firma hakkında mümkün olduğunca araştırma yapmalı, bu firmaların verdikleri bilgilerin güvenilirliğine dikkat etmeli, tercih ettikleri ürünün üzerinde veya internet sitesinde tarım bakanlığından alınmış onay numarasına dikkat etmelerini öneririz.

İLETİŞİM FORMU


Daha Fazla Cevap İçin
Bizimle İletişime Geçebilirsiniz

Önemli Bilgi


Formu eksiksiz doldurmanız, daha sağlıklı geri dönüş alabilmeniz için önemlidir.


HEMEN SATIN AL